Gördüğümüzü Unutuyor, Duyduğumuzu Hatırlamıyoruz

0

Biz artık böyleyiz. Gördüğümüzü unutuyor, duyduğumuzu hatırlamıyoruz. Kendimize çizdiğimiz sınırların dışında yaşananları umursamıyoruz . Dünyanın her sorunlu bölgesinde ilk akla gelen çözüm olan duvar örmeyi, bilerek ya da bilmeyerek çoktan kişisel hayatlarımıza taşıdık. Çünkü, çok önemli işlerimiz,  yoğun tempomuz, korumamız gereken iç huzurumuz var. Daha gün ağarmadan yola çıkıp, gün boyunca binlerce sorun çözüp, akşam eve dönerken  ödemeler dengesini kurup, reklamlarda gösterilen hayatlara erişmenin hayalini kuruyoruz.

O yüzden de duvarlara çok ihtiyacımız var.

Açlık grevinde 105 gün bize bir şey ifade etmiyor. Oysa 100 günün sonunda vücutta bıraktığı hasarın tamiri pek mümkün olmazmış…

3 bin askerin zehirlenmesi haberi  sadece kaşımızı hafifçe yukarı kaldırıyor. Kınasını yakıp, davulla zurnayla ve  gururla asker ocağına gönderdiğimiz evlatların ne yiyip içtiğini sorgulamıyoruz bile… Nasıl olsa birileri ilgileniyordur rahatlığı var üzerimizde

Adalet yazılı  pankartla yola düşen bir siyasi lideri ekranda görünce bin bir bahaneyi toplayıp yapılan eylemin gereksizliğine kendimizi ikna edip  kanepeye seriliyoruz. Hava durumunda yaşanan dengesizliğinin yarattığı bir halsizlik de var üzerimizde.

Üstelik, önümüz bayram!  Belki uygun fiyatlı bir pansiyon, peşin fiyatına 10 taksitle beş gün. Bilet telaşı, trafik sıkıntısı, bayram geleneklerini yerine getirememenin verdiği gizli suçluluk.

Öte yandan herkesin kafayı boşaltmaya, dinlenmeye, bronz bir tene, doğayla baş başa kalmaya, eğlenmeye hakkı var.Bir duvarı da burada inşa ederiz.  O duvarlar ki; kararları ertelemek, borçları ödemek, gerçeklerle yüzleşmek ve vicdanımızla hesaplaşmayı ötelemek için bir mola yeri olur bize.

Ama duvarların da bir ömrü vardır. Bir noktada onu da aşma ihtiyacı duyarız. Engeller ve duvarlar insanı durduramaz ki…

.

 

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın