Evdeki Huzurun Önündeki Tehdit; Ödev

0

Çocuğunuz varsa, eğitim konusu uzun bir süre (yıllarca) gündeminizin ilk sırasında yer alır. Okul seçimi, okula uyum, öğretmenler, sınavlar ve ille de ödevler… Kaç şanslı ebeveyn, çocuğunun ödevleri konusunda sorun yaşamadığını söyleyebilir? Hele çocuğunuz ilk öğretim çağındaysa önce ödevin okuldan eve sağlıklı olarak ulaşması gerekir.  İki akşamda bir, veliler arasında “ödev sayfalarını bilen var mı?” ya da “Ödev kağıdının resmini çekip yollar mısınız?” türünden mesajlara aktif olarak katılan bir anne olarak yazıyorum. Ödevin var mı sorusuna “bilmiyorum” cevabını  almamak için çocuğuma soru sormaktan bile kaçınıyorum.

 

c%cc%a7ocuklar-oyun-oynamak-yerine-o%cc%88dev-yapmak-istemiyor

 

Evde olağan ödev krizini yaşarken, İspanya’da anne babaların ödevlere karşı isyan bayrağı açtıklarını okudum. Ülkede yapılan son kamuoyu yoklamaları, ebeveynlerin yüzde 82’sinin çocuklara verilen ödev miktarının aşırı olduğunu düşündüğünü ortaya koymuş. Anne babalar, ödevler yüzünden aile düzenlerinin sarsıldığını da savunuyorlar. İşte bu yüzden devlet okullarına giden çocuklar, hafta sonu ödevlerini yapmamışlar ve onun yerine öğretmenlerine ailelerin tepkisini anlatan mektupları vermişler.

o%cc%88devler-basariyi-arttir-mi

 

 

İspanya’da 15 yaşındaki bir öğrencinin haftada ortalama 6,5 saatini ödev yapmaya ayırması gerekiyormuş. Eğitim konusunda bir başarı hikayesi olan Finlandiya’da ise aynı yaş grubundaki bir çocuğun haftada ödev yapmak için ayırdığı süre 3 saatten az. Ama Çin’de bazı okullarda bu süre 14 saati bulabiliyormuş. Türkiye’de  bu konuyla ilgili yapılmış bir araştırmaya rastlamadım. Kendi çocuğumun penceresinden baktığımda “ilkokul seviyesi”  haftada toplam 2-2,5 saatlik bir ödev süresini gösteriyor. Bu arada çocuğumun okulu, ödevi savunanlardan değil…

“Ödev eğitim başarısını yükseltir mi?” sorusu da en kıdemli tartışma konularındandır değil mi? Kimi eğitimciler, ödevin çocuğun sorumluluk duygusunu geliştirdiğini ve okulda öğretilenleri pekiştirdiğini savunuyor. Ancak bir çok ülkede yapılan araştırmalar, ilk öğretim seviyesinde ödevin pek anlamlı olmadığını ortaya koyuyor. Orta öğretimde ödev ile başarı arasında olumlu bir ilişkiden söz ediliyorsa da oranlar çok düşük.

 

aileler ödev istemiyor

Yine de, ödev konusu, Türkiye’nin de aralarında yer aldığı  bir çok ülkede, çocuklar, aileler ve öğretmenler arasındaki en temel gerginlik konusu. Çocuklar  oyun oynamak yerine ödev yapmak zorunda kalmaktan hoşlanmıyor. Öğretmenler açısından baktığınızda da öğrencilerin ödevlerini kontrol etmek ekstra bir enerji gerektiriyor. Çünkü hem çocukların harcadığı emeğin farkında olunduğu, takdir edildiği gösterilecek, hem de sınıf içinde verilen bilgilerin ne denli karşı tarafa aktarıldığı ölçülecek.

Aileler ise  kendilerini taraf olmamaları gereken bir pozisyonda  buluyorlar. Zaten iş, trafik, yaşam koşulları derken ailenin bir bütün olarak geçireceği o değerli zaman dilimi, çocuğun ödevini yapıp yapmadığını anlamak, yardım edip etmemek gerektiğini sorgulamak  ve sisteme en kibar söyleyişle öfkelenmekle  geçiyor.

İki çocuk annesi olarak, ödevlerin sadece evdeki huzur ortamını sabote ettiğine inanıyorum ve İspanya’daki anne babaların isyanını destekliyorum.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın