Sayfalar:
Erkeklere Bir Şeyler Oluyor…

Erkeklere Bir Şeyler Oluyor…


Hayatta erkek olarak ilk babamı tanıdım. Onun yansıttığı, her ne olursa olsun dik durması gereken, fiziğine ve sağlığına özen gösteren, duygularını, beklentilerini, özlemlerini ve duygularını saklayan, aile bütünlüğüne önem veren bir adamdı…
Annemle evlilikleri çok parlak olmasa da babam sürekli “ bu evde asla boşanma lafı geçmeyecek.” tavrıyla barış ortamının sağlanmasına destek olurdu.
“Ben yaşamımı böyle sürdürmek istemiyorum.” Bu sözlerin sahibi benim yaşamımda çok önemli yer tutan bir başka erkekti. İlk kez bir erkeğin dudaklarından kaçış sözleri duyuyordum. Anlamam, ikna çabalarım ve başaramadığımı algılamam sekiz ay sürdü. Kararlıydı, evini terk etti ve sorumluluklarını part-time baba olarak sürdürüyor.
Onu çok suçladım. Ama birkaç yıl sonra erkeklerin değiştiği gerçeğiyle yüzleşmek zorunda kaldım. Çevremdeki erkeklere bir şeyler olmaya başladı. Otuzlu yaşların sonuna gelenler, ölçülerini korumak için diyet artı sert egzersizlerle dinamik görünmeye çalıştılar. Yılların izini taşıyan kır saçları saklamak için bin bir eziyete katlandılar.
Kadınlar da aynısını yaptı doğal olarak. Tamam, kabul ediyorum, onlar diyet, spor, saç boyama dışında estetik cerrahinin nimetlerinden de faydalanmayı bildiler. Ama hiç birinden, “ on yıl sonra kaçırdıklarım için pişmanlık duymak istemiyorum.” sözlerini işitmedim. Hatta tam tersine, yolunda gitmeyen birlikteliklerde, çocukların yüzü suyu hürmetine alttan almaya çabaladılar.
Çevremdeki evli ve çocuklu erkekler ise, yeniden doğuş çılgınlığının peşinde… Son bir yılda ne çok kez duydum, “özgürlüğümün bedeli neyse veririm.” diyen erkek seslerini. Arkalarında bıraktıkları çocukların, babalarının mutlu olduğunu bildiğinde, daha sağlıklı büyüyeceği tezini savunan eşleri duyuyorum. Kadınlarına kendilerini yetersiz hissettirmekte hiçbir beis görmeyen bu adamlar, özgürlük derken, meğer başka sevgilinin peşindelermiş.
Adına ego mu dersiniz, gençlikte yaşanması gereken deneyimleri gecikmeli olarak pratiğe dökmek mi? Bir zamanlar halkalı kölelik olarak tanımlanan evlilikten kurtulma çabası mı yoksa “ beni hâlâ beğenen var mı?” telaşı…
Yargılamak gibi bir niyetim yok. Derdim sadece erkeklere bir şeyler olduğu saptamamı paylaşmak. Bir de gözümüzden kaçan her neyse, onu yakalayanların görüşlerine ulaşmak. Moda deyimi ile “akil insanları” duymak istiyorum.

Bu Sayfa 61 Kez Ziyaret Edilmişti.

Sayfayı Paylaş
 

Author Description

kentli kadın

Henüz Yorum Yapılmamış.

Bir Yorum Yazın

You must be logged in to post a comment.