Ergenliğin Karanlık Yüzü : Depresyon, Bağımlılık ve Kendine Zarar Verme

0

Ergenlik döneminde yolunda gitmeyen şeylerden bahsedelim biraz. Gençlerin bir çoğu ergenlik dönemlerinde depresyona meyilli. Depresyon ile normal bir üzüntüyü nasıl ayırt edeceğiz peki?
Gerçek depresyonda, üzüntü veren duygular uzun sürer, hemen geçmez.
Ergenler bu dönemde aşağıdaki belirtileri hisseder;

1-Sabahları daha belirgin olmak üzere, üzgün ve sinirli olurlar.
2-Acıkmazlar ya da aşırı yerler.
3-Uykuya dalmada yada erken uyanıp uyuyamama gibi uyku problemleri yaşarlar.
4-Sürekli bir yorgunluk hissi vardır.
5-Odaklanma problemleri yaşarlar ve kendilerini işe yaramaz hatta değersiz hissederler.
6-Sevdikleri şeylerden artık keyif almazlar.
7-En kötüsü de ölümü bir çözüm olarak görüp, intihar etme fikrine kapılırlar.
Bu durumda mutlaka yardım almak gereklidir.Çocukların 7-12 yaş arası % 5’i, ergenlerin 13-18 yaş arası % 15-20’si depresyon geçirir ki bu oran yetişkinlere yakındır. Depresyon, kızları, erkeklerden iki kat daha fazla etkiliyor.
İntihar, depresyonun kötü sonucudur. Kendini kesme, yakma şeklinde acı çektirme, mutsuzluklarını anlatmanın bir yoludur. Yeme bozuklukları, yaşamlarındaki her şeyi kontrolleri dışında hissettiklerinde, vücutlarını kontrol etmeye çalışmalarından kaynaklanır aslında .Öz güven eksikliği had safhadadır.
Çift kişilik olarak adlandırılan şizofreni, sıklıkla ergenlikte başlar. Erkeklerde, kızlara göre daha fazla görülür. Gerçekle hayalin ayırt edilemediği bu rahatsızlıkta, düşünceleri karışık olduğundan garip davranışlarda bulunurlar. Yapılan araştırmalarda, uzun süreli esrar kullanımının şizofreniyle güçlü bir bağı olduğu tespit edilmiş. İçki, sigara,uyuşturucu kullanmaya ergenlik döneminde başlayanların bağımlılık riski çok yüksektir.

Ergen Beyni Bu Sorunlara Karşı Daha Duyarlıdır.

Depresyona giren ergenler doğru karar alma ve mantıklı davranmada zorlanır, aşırı duygusal olabilirler. İntihar vakaları, ergenlerde yetişkinlerden daha fazla. Bağımlılık konusuna gelince, ergen beyni, her türlü uyuşturucu maddeye yetişkin beynine göre farklı tepkiler gösterir.
Ergenlik döneminde vücutta salgılanan hormonlar, ruh halini etkiliyor. Erkeklerde, testosteron seviyesinin düşük oluşu depresyona neden olurken, kızlarda östrojenin düşük olması aynı şeye neden olabiliyor. Ancak, aileleriyle ilişkileri düzgün olan ergenlerde bunun geçerli olmadığı görülüyor. Ya dopamine ne demeli? Haz ve heyecan duygusunu arttırıp ergenleri risk almaya yönelten bu beyin kimyasalı, dengede olmazsa, hassaslığını yitirirse, keyif alma yerini, sıkıntıya bırakıyor.
Kabul etmek gerekir ki, günümüzdeki yaşam ergenler için hiç de kolay değil. Stresli, onlardan hep daha fazlası istenilen bir hayat, anne babanın boşanması, çevre ya da okul değiştirme, sınavlar, yakınlarından birinin ani ölümü ya da fiziksel şiddet…Listeyi uzatmak mümkün. Yetişkinler, çıkış yolunu daha kolay bulabilirken, ergenler için özgür olmaya başladıkları bu dönem korkutucudur.

Ergene Bu Dönemde Yardım Etmenin Çeşitli Yolları Vardır.

Öncelikle ona yardım edebilecek doğru kişiyi bulmalısınız, doktor ya da yakın bir dost. Ara sıra kendisini ödüllendirmesine destek olun, arkadaşlarıyla geçireceği bir gün, çikolata keyfi, sinema ya da rahatlatıcı bir banyo olabilir. Kendisini güzel hissetmesi önemli, çirkin ya da şişman olduğunu düşündürecek şeylerden kaçınmalı. Vitaminlerden destek alınabilir. Özellikle B vitamini ruh halini olumlu etkiler. B3 vitamini, beyinde mutluluk hormonu olarak bilinen serotonin salgılanmasını sağlar. Yine de en iyisi, yiyeceklerden almalarıdır bu vitamini. B6 vitamini de adet dönemiyle bağlantılı olarak genç kızlardaki ruh hali değişikliklerini dengeleyebilir. Bir de egzersizi atlamamak lazım, gerçekten iyi gelir ruh hallerini dengelemede.

Bir sonraki yazımız, her şeyin aydınlandığı şaşırtıcı beyin ile ilgili gerçekler.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın