Dürüst Olmak Kolay mı Sanıyorsunuz? Çok Yanılıyorsunuz…

0

Çocuk doğar ilk eğitimini evde alır. Azıcık aklı ermeye başladığında aile büyüklerinin ” yalan söyleme, her koşulda dürüst ol…” nutuklarını dinlemeye başlar. Okul yaşamında, hemen her dersin başlangıcında dürüst olmaya methiyeler düzülür. Buraya kadar her şey normal. Yetişkinliğe adım attığında, adı meslek etiği , ideolojiler ya da toplumsal kurallar olsun, tüm yapılar bireyden öncelikle dürüst olmasını bekler.

dürüstlük doga

Herkes dürüstlükten dem vurur, ama aslında “yalancıyız”. Evet doğru okudunuz, siz de, biz de, onlar da herkes yalancı. Hatta her gün 200 yalan söylediğimiz öngörülüyor. Doğal olarak bu durum çocukluğumuzdan bu yana kafamıza kazınan “dürüst ol” komutuyla bağdaşmıyor. İyi güzel de, eğer gerçekten dürüst olmayı denersek ne olur? Abartmaya gerek yok, sadece bir gün denemeye kalksak bile sonuç çok ürkütücü. Bunu biz değil, James Altucher isimli bir yazar söylüyor. Bakın Altucher’ın, gerçekten dürüst olunduğunda neler olabileceğine yönelik varsayımları neler?
Eğer tümüyle dürüst davranırsanız;
İnsanlar sizinle konuşmaktan kaçınır. Hatta kendi aileniz bile size karşı yabancılaşabilir. Dostlarınız, iş arkadaşlarınız tüm çevreniz sizden uzaklaşır. Bu nedenle dürüst olmak için belki fikirlerinizi,düşüncelerinizi kimseyle paylaşmamak en doğru yöntem. Çünkü yalan söylemek zorunda kalmazsınız.

intihar
Dürüst olmayı sürdürdüğünüzde çevreniz intihar etme olasılığınız üzerinde ciddi ciddi düşünmeye başlar. Öteki türlü, nasıl böyle fütursuz davranabilirsiniz ki?
Ya da çıldırmış olduğunuz konusunda, etrafınızda yaygın bir kanı oluşur.
Kesin olan bir şey var ki, dürüst olamayı sürdürdüğünüz durumda insanları korkutmaya başlarsınız. İsminizin önüne “deli” sıfatını eklemeye hazır olmalısınız. Neden doğruları anlattığınız konusunda kimsenin bir fikri yoktur. Mesela iş yerinde bir toplantı yapılır, ama kimse konu üzerinde fikir beyan etmez. Siz dürüstlük adına aklınızdan geçenleri sıralamaya başlarsınız. Peki iş arkadaşlarınız size deli demekte haksız mı?
Diyelim ki; tüm bu badireleri atlattınız. İnsanlar zamanla size eğlenceli bulmaya başlar. Çünkü herkesin yalan söyleyerek yaşadığı bir ortamda farklı olan sizsinizdir. Ve insanlar bir sonraki adımınızı merak eder. Çünkü siz doğrusunuzdur.
Sakin olun, artık hedefe yaklaşıyorsunuz. Çevrenizdeki insanlar sizden nasihat almaya gelirler. Bilirler ki siz yalnızca doğruyu söylersiniz. Her zaman görüşlerinizi beğenmeyebilirler, ama olaylara bir de sizin pencerenizden bakmak isterler.

Freedom

Ve zincirlerinizden kurtulursunuz. “Eğer şunu söylersem nasıl anlar?” kaygısını yaşamazsınız. Herkese rağmen görüşünüzü savunmaktan korkmazsınız. Yalanlara, yapaylıklara, riyakarlığa karşı koyarak özgürlüğe yaklaşırsınız.
Ama asla özgür olamazsınız? Hayal etmesi bile, bir macera filmi kadar heyecan verici değil mi?

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın