Delege Etmek Bir Sanattır…

0

İşyerinin yükü genellikle ağır olur, bir de her şeyi kendiniz üstlenmeye çalışırsanız stresten kurtulamazsınız. Bu özel hayatınızda da geçerli, sorumlulukları paylaşmayı öğrenmenin yolları var.

Delege etmek deyince siz ne anlıyorsunuz; yardım istemek mi, kirli işlerden kurtulmak mı? Fazla iş yükünden kurtularak yapmanız gereken daha önemli işlere yer açmış olursunuz.

Peki hangi yolu izlemek mantıklı olur;

Öncelikle delege edebileceğiniz ve edemeyeceğiniz işlerin ayrımını yapın. Sonra kalan işleri bölümlere ayırın. Bu işleri dağıtırken de işi vereceğiniz kişinin yaptıklarının devamı niteliğinde olmasına dikkat edin. Böylece daha çabuk uyum sağlarlar ve işi daha kaliteli yaparlar.

Verdiğiniz işin tanımını net olarak açıklayın. Nasıl yapması gerektiğini anlamalı, ayrıca nasıl kontrol edeceğiniz konusunu da netleştirin. Ne beklediğinizi bilmeli ve zamanlamasını iyi planlamalı ki sonuca ulaşabilsin.

İşi delege edeceğiniz zaman  direkt söyleyin. Başka bir işi bitirip, sonra başlamasını önleyecek şekilde konuya girin ve kendinizi doğru ifade edin.

Sorumluluğu paylaşacak şekilde davranın. Sadece iş hayatınızda değil özel hayatınızda da çok kullanabileceğiniz bu yöntemi kullanmayı öğrenin. Arkadaşlarınızın doğum günlerinde hediyeyi alan  her zaman sizseniz, devretmek için “çünkü” ile devam eden  cümleleri kullanmayı öğrenin.

“Tülin’in hediyesini sen alır mısın, çünkü bu hafta yetiştirmem gereken bir projem var.” Bakın, hiç de zor değil !

Delege etmekten kaçınmanın en önemli nedeni kendinizin daha çabuk yapacağını düşünmeniz, anlatmakla vakit kaybedeceğime hemen bitiriririm diyorsunuz.

Oysa vakit kaybettireceğine inandığınız bu süre size daha çok boş vakit olarak dönüyor. Hem herkesin kendi yöntemini kullanması için onlara şans vermiş olursunuz.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın