Çocukların Dünyasına Yakından Bakın,Öğrenecek Çok Şey Var…

0

Nasıl başlık sizi yeterince rahatsız etti mi? Hayatınızın kontrolünü ele geçiren,ortalığı birbirine katan, elinizde bez ile evde dört dönmenize yol açan bu küçük canavarlar size ne öğretebilir ki? Tamam kabul ediyoruz, onlar için her türlü fedakarlığa katlanıyorsunuz,ama inanın onların da size öğreteceği çok şey var. İtiraz etmeyin, çok sağlam argümanlarla çıkıyoruz karşınıza…
Bir kere çocuklar sadece anı yaşar. Gelecek kaygısı gibi mide kramplarına neden olan bir kavram ile henüz tanışmamışlardır. “Yatma zamanı geliyor “, ya da “hadi eve gidiyoruz “ demediğiniz sürece sorun yok.
Onlar, kendi kendilerini meşgul edebilecek kadar yaratıcıdır. Yazar,çizer, boyar,yapıştırır,üstelik herşeyi de kesebilirler. Çünkü onların beyninin “ne derler?” sınırı yoktur.

shutterstock_127688339

Çocuk bunlar, verdikleri kararın ardından “acaba doğru mu yaptım? diye bir sorgulama süreci yaşamazlar. Ne “keşkeleri” vardır, ne de kararın sonuçlarından mutlu olmadıklarında suçlayacak birini ararlar.
Onları hayal dünyası renklidir ve mucizelere inanırlar. Noel Baba,diş perisi,Hıdırellez,ve yara bandı çocukların dünyasında özel bir yere sahiptir.Dizlerinde meydana gelen mikro düzeyde bir yaranın tek ilacı anne öpücüğüdür.Daha ağır vakalarda, yara bandı da işe yarayabilir. Siz yaralarınızı nasıl tedavi ediyorsunuz?
Çocuk dünyasında, her ritm dansetmek için yeterli olabilir. Üstelik dans etmek için kurallara da ihtiyaçları yoktur. Müzik ve hareket yeterlidir.
Şarkı söylemek için nota bilmeye ya da sesinizin güzel olması gerektiğini düşünenlerdenseniz, lütfen çocuklara kulak verin. Şarkı söylemek için kurallar değil özgür bir ruh yeterlidir. Banyo yapmak, uyumaya çalışmak ,sakinleşmek veya sadece ses vermek bile insana iyi gelebilir.

shutterstock_140003719

Bazen kızımla bahçede yürüyoruz. Ben kafamdaki sorularla çok meşgul olduğum için çevremdeki renkleri ve kokuları fark etmekte zorlanıyorum. Bir anda “ bak anne ne güzel bir çicek!, ya da “anne çok güzel kokuyor değil mi?” sorularını duyunca “anı yaşamaya “ dönüyorum.
Yine kızımdan bahsedeceğim; bazı geceler yatağının altındaki canavarlardan şikayet eder. Sıkıntıyı aşmanın yolunu da kendisi bulur. “Ben uyurken lamba açık kalırsa kimse bana zarar veremez .” diyor. Keşke bende sorunlarımın adını koyabilsem de çözümü bulsam …
Küçük bir kız görürsünüz,çok sevimlidir. Elbisesi, saçları,duruşuyla çok güzeldir. “Sen çok güzelsin .” dersiniz. Cevap özgüvenin ayak seslerini duyurur. “biliyorum.” Buyrun bakalım; siz hangi iltifata böylesine rahat bir cevap verebildiniz?
Çocukların art niyeti yoktur. Üstelik dalkavukluğu da bilmezler. Akıllarından ne geçiyorsa ya da neyi istiyorlarsa, lafı dolandırmadan, kendilerini ifade edebiliyorlar.
Bir çocuğa “bebek” demediğiniz sürece sizinle bir sorununuz olmaz.

shutterstock_143977036
Erken yaşlarda, günde bir kaç kez şekerleme yapma şansları var. Hatta geceleri ne olursa olsun, yoruldukları zaman uyurlar. Ama biz yetişkinler uykusuz kalmak için her türlü bahaneyi kullanmaktan kaçınmıyoruz. Onlar sağlıklarını koruma noktasında daha çok işbirlikçiler.
Moda ya da trend gibi kavramlar çocuklar için çok yabancı. Aynı masalı, aynı filmi bıkmadan izleyebilirler. En sevdikleri kıyafeti birden fazla giymek onlar için önemli değil. Ya biz yetişkinler? Yeni bir film görmek, sezonun gözde giysilerine sahip olmakla kendimizi mutlu hissediyoruz. Çünkü bir yere ait olmanın zorunluluğunu hücrelerimizde duyuyoruz. Emin olun,çocuklar bizden daha iyi yaşıyor.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın