Bodrum’da Ev Alma Maceramız Bitti… (Şimdilik)

0

Bir süre önce haddimizi bilmeden Bodrum’da ev almak için harekete geçtik. Onlarca emlakçıyla tanıştık. Kimi bize hayal kurmayı öğretmeye çalıştı, kimi satışta olmayan evleri pazarlamayı denedi kimi ise ekonomi bilgimizi test etti.

Abartmayayım ama herhalde yüzün üzerinde ev (hepsi bu sınıflandırmaya girmeyebilir.)  gördük. Başlangıçta çok iyi niyetliydim. Sonuçta benim hayallerimdeki ev belki henüz tasarlanmamış olabilirdi. Ama zaman içinde bu bölgedeki inşaat sektörüyle hiçbir konuda uzlaşamadığımızı kabullendim, kabullendik.

bodrumda ev almıyoruz1

 

İstenen rakamlardan hiç bahsetmeyeceğim. Çünkü rakamları duyduğumda ağzımdan kötü bir söz çıkmasın diye birkaç kez yutkunmak zorunda kaldım. Sonuçta arz talep meselesi.  Satıcı bir fiyat söyler alıp almamak sana kalmış. Karar verdik, şimdilik ev almayacağız.

Bu kararı aldıktan sonra bu kentte kiracı olarak yaşamaya devam ediyoruz. Doğal olarak bir hayal kırıklığı içindeyiz. Bu ruh halinden çıkmak için kendi kendime ev sahibi olmanın beraberinde getireceği sorunlarını hatırlatıyorum…

Öncelikle, insanın kendi evi olduğunda onun kölesi haline gelir. Boş zamanlarının tümünü onu daha güzelleştirmeye ayırmaya başlarsın…    Evini daha konforlu yapmak için düşünürsün, araştırırsın üstelik çok para harcarsın. Ama sonrasında senin yaptığından daha iyisini görüp öfkelenirsin.

bodrumda ev almıyoruz4

Ev sahibi olduktan sonra yaşadığın bazı zorluklar daha önce tanışmadığın terimleri öğretir sana. Mantolama, yalıtım, tesisat gibi… Bunları öğrenirken yine çok para harcarsın…

Hele bir bahçem olsun çimler, çiçekler ve ağaç diyorsan seni yeni bir eğitim süreci bekliyor demektir. Süreç diyorum çünkü bu işler bir kere yapınca bitmiyor, sürekli emek vermeni gerektiriyor. Hem yeşillik olsun hem ben uğraşmayayım dersen bunun içinde hatırı sayılır bir bütçe ayırmayı göze alman lazım…

bodrumda ev almıyoruz3

Komşuluk ilişkileri daha bir önem taşır. Çünkü ev sahibi olunca o muhitte uzun yıllar yaşamayı planlıyorsundur. Ve komşuluk kavramı kişiden kişiye çok farklı anlamlar taşıyabilir. Ne demiş atalarımız? “Ev alma komşu al!” Çocuk severler mi? Hayvan beslemen hoş karşılanır mı? Buna benzer birçok sorunun yanıtını zaman içinde alırsın. Riskli iş yani…

Ev almaya kalkışmak bu devirde gerçek anlamda cesaret işi. Eğer uzun vadeli krediyle bu adımı attıysan “cesaret” yerine “delilik” tanımı daha uygun bile olabilir. Kafanda sürekli evi ucuza mı yoksa pahalıya mı aldığın sorusu döner durur. Arada emsallerinin fiyatlarına bakıp kar edip etmediğini hesaplarsın.

Bu kadar mazeret beni bir yıl idare eder. Bir yıl sonra genlerime işlemiş olan “ne yaparsan yap başını sokacak bir evin olsun.” dürtüsü yine harekete geçer. Yeniden emlak ilanlarına bakmaya başlarım.

 

 

 

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın