Biz Çocuklarımızı Sevmekten Ne Zaman Vazgeçtik?

0

Gerçekten merak ediyorum. Biz çocuklarımızı sevmekten ne zaman vazgeçtik?  Ne zamandan beri anne baba olarak “gözümüzün ışığı” dediğimiz evlatlarımızın canlarının yakılmasına sessiz kalmaya başladık?.Ne zamandan beri yetiştirme yurtlarının “sapıkların cirit attığı” yer haline gelmesine göz yumduk? Ve sistem ne zamandan beri çocuklarımızın beynini köreltme çabalarında gemi azıya aldı?

Son 24 saatte okuduğumuz ya da duyduğumuz üç haber beni bu soruları yüksek sesle sormaya zorunlu kıldı… Hatırlayalım mı?

Hürriyet gazetesinde Fevzi Kızılkoyun imzasıyla yayımlanan  haberde, Elazığ’daki Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı Harput Bakım, Sosyal ve Rehabilitasyon Merkezi’nden kaçan jandarma tarafından bulunan  4 kız çocuğu, ifadelerinde merkezde cinsel taciz ve şiddete maruz kaldıklarını söyledikleri aktarılıyordu. Sonrasında inceleme başlatan jandarma, merkeze getirilen kız çocuklarının, 2007-2013 yıllarında cinsel istismar, taciz ve şiddete maruz kaldığı bilgisine ulaştı.

biz cocuklarimizi 1
Jandarmanın hazırladığı fezlekede, kızların, defalarca bazı görevlilerin cinsel tacizlerine maruz kaldıkları, 2 kızın intihara kalkıştığı, birinin akıl hastanesinde bir süre tedavi gördüğü, durumu yöneticilere anlatmalarına rağmen işlem yapılmadığı belirtildi. Olayın basında yer alması üzerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı  yurda müfettiş gönderdi ve olayın geçtiği dönemde görev yapanları açığa aldı…

Bir adım atıldı atılmasına ama yıllarca bu acıyla yaşayan çocukları nasıl iyileştireceğiz?  Peki devletin koruması altındaki diğer çocukların güvende olduğuna nasıl ikna edileceğiz?  Yoksa bu konuyu da üç beş gün konuştuktan sonra unutacak mıyız?

Bu yazı daha şimdiden canınızı sıkmaya başladı değil mi? Ama yaşananlar bu kadarla da kalmadı. Tokat’ta bir öğretmenin öğrencilerine “size tecavüz mubah…” dediğini de okudunuz değil mi?

Tokat’ta Halil Rıfat Paşa Ortaokulu’nda pazartesi günü, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni yedinci sınıf öğrencilerin kendi aralarında konuşmasına kızarak, “Zaten başınızı örtmüyorsunuz, size tecavüz de mubah kötülük de mubah” dedi. Ardından, Özgecan Aslan için kentte düzenlenen eyleme katılan öğrencilere de, “Siz koşarak eyleme gittiniz. O toprağın altında, Fatiha okudunuz mu? Siz de Özgecan gibi olursunuz” ifadelerini kullandı.  Olayın duyulması üzerine aileler okul yönetimine öğretmen hakkında şikâyetçi oldu. Okul yönetimi öğretmenin özür dilediği ve görev yerinin değiştirildiğini duyurdu. Olayla ilgili soruşturma açılmış…

Çocuklarımıza okullarda neler öğretildiğine, ne tür kitaplar okutulduğuna da dikkat etmek gerekiyor. Son haber ise Sözcü gazetesinde Ali Ekber Ertürk imzasıyla çıktı. Habere göre, Esenler İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Esenler Belediyesi’nce ortaklaşa gerçekleştirilen “Bir Kitap Bir Dünya” projesi kapsamında ilkokul 4’üncü sınıf öğrencilerine dağıtılan “Çiçek Bahçesi” adlı kitapta  kadınlara ve sanatçılara yönelik çok ağır ifadeler yer aldı.

 

biz cocuklarimizi3

İyi aslan tarafından huzur içerisinde yönetilen orman ülkesinde darbe yapmak isteyen sırtlanların” anlatıldığı çocuk kitabında, çalışan kadınlar “Dişi hayvan” olarak tanımlanıyor ve “Dişi hayvanlara özgürlük verdiğimizde, kendilerini erkeklerle bir tutacaklar. Çalışmaya başladıklarında, ailelerine ayıracak vakit bulamayacaklar” deniliyor. Bu olayla ilgili de soruşturma başlatılmış ve kitap toplatılmış.

Bu yaşananlardan sonra çocuklarımızın nasıl bir eğitim aldığı konusunda derin endişelerim var. Ama daha büyük endişeyi anne babalar, yetişkinler, bizler için duyuyorum. Çünkü görüyoruz, okuyoruz, duyuyoruz ve unutuyoruz… Bizim geleceğimizden, umutlarımızdan ne zaman vazgeçtik?

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın