Bir Saate, Çok Şey Sığar

0

Hafta arası bir toplantıdan diğerine koşarken….
Toplantı öncesi hazırlıklar ve sonrasında yapılması gerekenler. Bütçeler, öngörüler, raporlar vs derken bir anda kendinizi unutuverirsiniz. Gün içerisinde kendinizi, her saat, her dakika ve her saniye çalışmak zorunda hissedersiniz. Çalışmazsanız “işler yetişmeyebilir”, baskısı yakanızı bırakmaz bir türlü.
Kendinizi bu kadar yıprattığınız için de vücudunuz alarm vermeye başlar. Kronik baş ağrıları, uyku bozukluğu gibi rahatsızlıklar yakanıza yapışır. Siz çözümü ilaçlarda ararsınız. Halbuki bu problemlerinizi çözmeniz çok basit. Çözümün adı; ‘Öğle paydosu’.
Öğle paydosu, gün içerisinde belki de kendinize ayırabildiğiniz tek zaman dilimi. Bu zaman dilimini doğru bir şekilde geçirdiğinizde seratonin (mutluluk hormonu) salgılarsınız ve böylece günün diğer diliminde daha verimli çalışabilirsiniz.
Ben, öğle yemeklerini tam bir saat olarak kullandığım her gün, kendimi daha zinde hissettiğimi fark ettiğimden beri bu sürede mümkün olduğu kadar, kendimi şımartmaya başladım. Bu, bazen suşi yanında bir kadeh şarap, bazen de açık havada içilen taze demlenmiş yeşil çay olabiliyor. Kısaca, bana keyif veren şeyleri yapmaya başladım. Böylece akşamları eve geldiğimde de kendimi daha az gergin hissediyorum.
Çalışanlara tavsiyem öğlen yemeği molasını günün motivasyonu haline getirme alışkınlığı edinin ve kendinizi şımartın. Kendinizle barışık,verimli günler…

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın