Cinsiyet Değiştirmek ….

0

Biz daha toplum içindeki farklı grupların birlikte barış içinde yaşayabileceği düşüncesinde emekleme sürecindeyken, bireylerin “standart dışı” seçimlerine hoşgörüyle yaklaşmamız henüz hayallerin ötesinde bir yer sanırım.
Yazının başlangıcı biraz sert oldu sanırım. Aslında amacım çok farklı bir insan hikâyesini paylaşmak. Bizim şu an içinde olduğumuz dünyanın çok dışında yaşanan gerçek bir hikâye.
Kahramanımız Amerikalı bir tıp insanı. Öyle böyle değil alanında dünya çapında bir isim. Geçtiğimiz günlerde arkadaşlarına bir e-posta gönderip atacağı radikal adımı duyurdu. Derdi onay aramak değildi. Sadece 1 Ocak 2014 tarihinden itibaren kendisine nasıl hitap edilmesini istediğini iletti.

shutterstock_140003719

60’larına yaklaşan bu bilim insanı bugüne kadar “erkek” olarak sürdürdüğü yaşamına “kadın” olarak devam edecek. Hastalarının, öğrencilerinin, meslektaşlarının karşısına kadın kimliği ve görünümüyle çıkacak.
Bildiğim kadarıyla klasik bir aile hayatı olan kahramanımızın tıp eğitimi gören iki de çocuğu var. Yaşları 25’in üstünde olduğu düşünülürse onlar için “çocuk” sıfatını kullanmam pek doğru değil aslında.
Bu coğrafyada yaşayan bir insan olarak, kahramanımızın kararını, bunu yakınlarına duyurma şeklini ve üslubunu yorumlarken çok zorlandım. İtiraf ediyorum… Zorlandım çünkü sosyal kodlarımda böylesi cesur bir adıma nasıl tepki verilir bilemedim.
İlk tepkim acaba bu bir şaka mı oldu? İkinci düşüncem bilimsel bir deney mi oldu. Bunun bilinçli bir tercih olabileceğini kabul etmeden önce nedense “mantıklı” bir gerekçe aradım. Doğrusu bir insanın yarım yüzyıldan fazla taşıdığı cinsel kimliği bilerek isteyerek değiştirmesi kulağa pek de anlaşılır gelmiyor. Nedense bu kararları veren insanları “marjinal” olarak damgalamak gerektiği ezberletilmiş bizlere. Ama dünyanın neresine giderseniz gidin kahramanımız “standart” olarak değerlendirilir.
Kahramanımızın cinsiyet değiştirdiğini duyurma şekli de ilginçti. Neden buna ihtiyaç hissettiğine açıklama gereği duymadı. Belli ki kendi iç hesaplaşmalarını tamamlamış ve son noktada verdiği karardan memnun.
Üsluba gelince… Bizden çok farklı olarak “el âlem ne der?” kaygısının esamesi okunmuyor. “Ben karar verdim, uyguladım ve bildiriyorum… Ya da “Benim vücudum, benim tercihim!” İşin ilginç yanı cinsiyet değişikliğini duyururken kendisine nasıl hitap edilmesi, yeni isminin ne olacağı ve giyim tarzının nasıl olacağının sınırlarını da çizmiş.

shutterstock_132295973

Birkaç gün önce gazetelerden birinde “Çocuğunuz size eşcinsel olduğunu açıklarsa ne yapmalısınız?” başlıklı bir yazı gördüm. Farklı tercihlere hoşgörülü yaklaşmanın ne kadar değerli olduğu anlatılıyordu yazıda. Biz daha hoşgörü, anlayış, toleransla uğraşıyoruz yani. On binlerce yıldır farklı olanı dışlama kültürüne sahip olan insanın tarihin akışını değiştirme şansı var mı? Yürekli insanları tanıdıkça milim milim olsa da değişimi kucaklayacağız. Herkesi asıp kesip, sindirip, dışlayıp, ötekileştirip, kafamızı toprağa gömecek değiliz ya! Birlikte yürüme şansımız varken, ayrı düşmenin bir anlamı yok. Kahramanımızı tüm içtenliğimle kutlarken kıskanıyorum. Kıskanıyorum çünkü ben hiçbir konuda bu kadar yürekli olamadım…

Lütfen Paylaşın...

Bu yazı yorumlara kapalıdır.