Annelerimizin Günü

0

Anneniz küçükken size kızınca ne söylerdi hatırlar mısınız? “Büyüyünce anne olunca anlayacaksın beni” derdi değil mi? Ama o zaman anlamazdık ya da bir kulağımızdan girer diğer kulağımızdan çıkardı.
Anne olmuşsanız veya anneniz yanınızda değilse, işte bu cümle şimdi kulaklarınızda çınlıyordur kesin. Ben de bir anneyim ve her gece çocuğum uyurken üstünü örtüp, öperek onu sevdiğimi fısıldarken kulaklarım işte annemin sözleri ile böyle çınlıyor. Ne kadar büyürse büyüsün, yine uyuduğunda nefes alıyor mu, ateşi var mı veya huzurlu uyuyor mu diye kontrol ediyoruz. Benim annem de hala der ve demeye de devam edecek;, “Sen benim gözümde hiç büyümüyorsun, hala bir çocuksun” diye.
anne8
Anne olmak zor zanaat derlerdi, doğruymuş. Annemiz ne derse doğruymuş. Siz de bir anne iseniz, o ilk hamile olduğunuzu öğrendiğiniz anı hatırlayın. Doktor, “daha toplu iğne başı kadar” dediğinde veya ilk kalp atışını duyduğunuzdaki o müthiş duygunun tarifi asla mümkün değil. Dokuz ay bitmek bilmez, ama tek düşündüğünüz onun sağlıklı olması, tam doğmasıdır. Her şekilde kabulünüzdür o. Canınızdır artık, aldığınız nefestir. İçtiğiniz sudan, yediğiniz her bir lokma onun içindir. Ne faydalı ne zararlı, yürümek lazım, vitaminli beslenmek lazım…bir çok tavsiye bekler sizi. Normal de, başkası akıl verdiğinde sinirlenirken, hamile olunca her şey değişir. Kulaklar ve radarlar en hassas ayardadır artık.
hamilelik3
Anne adayı olmak, öyle sınırsız bir mutluluktur ki, bir de bir pozitifliktir sormayın gitsin. Devamlı gülen bir yüz ile etrafınıza bakınırsınız ve herkesin sizin hamile olduğunu anlamasını ve sizinle mutlu olmasını beklersiniz. Nereden mi biliyorum bu süreci, hem kendim hem de anne olmuş dostlarımla birlikte yaşadım. Onun doğduğu ve kucağınıza verildiği an başlıyor asıl hayat sizin için. Geriye dönüp baktığınızda, önceki hayatınız bazen boş geliyor. O bir güldüğünde, sizin içiniz bin gülüyor. İşten yorgun argın geliyorsunuz,  “anne”  demesi bütün günü siliyor.  Hasta oluyor,  hemen Allah’a yalvarmaya başlıyorsunuz “onun yerine ben hasta olayım, onun canı acımasın benim canım acısın” diye. Size  sarıldığında , öptüğünde dünyalar sizin oluyor. Güneşten, rüzgardan, yağmurdan, çamurdan kısacası havadaki nemden sakınmaya çalışıyorsunuz. Düştüğü zaman en çok sizin canınız acıyor.
anne13
Sevgisini göstermekten sakınmıyor o da. Büyüyüp  ergen, olduğunda  başka bir dönem başlıyor. O zaman kadar sizin doğrularınızı itiraz etmeden uygulayan cici çocuk gitmiş yerine yaptıklarınızı beğenmeyen, her şeyi sorgulayan bir genç gelmiştir. Gençliğinizi hatırlayın, nasihatlerin ne kadarını ciddiye alırdınız?  Mesela ben, annem” öğretmen ol dedi” diye olmamıştım, şimdi çok pişmanım . Bugün gençler çok daha bilinçli, ama bir o kadar da her şeyi “ben bilirim” havasında. Bizler kaş ve göz ile anlaşırken, onlar daha dürüst ve iletişim için sözcükleri kullanıyorlar. Aslında en güzeli, ne istediğini bilmek ve söylemek. Daha sonra eğitim bitiyor ve iyi bir evlilik, güzel bir yuva kurma hayali başlıyor anneler için, bununla da bitmiyor.
Anlatmakla bitmez anne olmak, anlayacağınız. Sanki bir sonsuzluk hikayesi.
anne12
Bir ömür veriliyor, içinde can bulan yeni hayata. Her şey onun için, tüm iyi dilekler ve dualar onun için.
İşte sizde annenizin bu anneler gününde, birkaç dakika onun yerine koyun kendinizi veya kulağınızda çınlayan sesini dikkate alın bu sefer.
Annelik karşılıksız yapılan en kutsal en mutlu meslek. Dileriz, sizde bu mesleğin adayı veya çalışanısınızdır.
Tüm annelerin ve anne adaylarının anneler günü kutlu olsun.
Sevgilerimizle….

 

 

 

Ayten-Mayıs 2013 İstanbul

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın