Anlamak Mümkün Değil!

0

Haberi ilk olarak internette gördüm. Hikâyeyi okuyunca ilk tepkim “yok artık!” oldu. Eminim, dünden beri gazetelerde televizyonlarda bu haberi izleyen herkesin kafası karışmıştır.
Bir anne 2 aylık bebeğini yalnız bırakıp 9 günlük bayram tatili için ailesinin yanına gidiyor. Döndüğünde bebeğini doyurmaya kalkıyor ancak hareketsiz olduğunu görünce hastaneye başvuruyor. Bebeğin ölüm gerekçesi açlık ve susuzluk! Sonrasında bebeğin evlilik dışı bir ilişkiden olduğu, genç kadının ailesinden korktuğu için doğumu sakladığı gibi ayrıntıları öğrendik. Ha bir de bu kadının 5 yıldır öğretmen olduğu ortaya çıktı.
Birçoğumuz olayın sonucuna odaklandık.” Vahşi anne 2 aylık bebeği nasıl 9 gün yalnız bırakır?” deyip hüküm verdik. Sonuç gerçekten çok dramatik. Bu gerçeği kimse inkâr edemez. Peki ya süreç?

ogretmen veli

Haydi, şeytanın avukatlığını yapalım. Hırsızın hiç mi suçu yok ? Daha 2 aylık bebeği, neredeyse on gün yalnız bırakıp döndüğünde onun yaşıyor olabileceğini düşünen bir insan, ne denli sağlıklı olarak değerlendirilebilir? Ve bu insanın 5 yıllık öğretmen olduğunu duyunca durum daha vahim bir hal alıyor.
Netice itibariyle en iyimser ihtimalle 30-40 çocuğu eğiten bu kişinin mesleki anlamda yeterliliği veya ruh sağlığının durumu hakkında yöneticilerinin bir fikri var mı? Ya da öğretmenlerin ataması yapılırken hangi kriterler göz önünde tutuluyor.
Kadının doğum sonrasında ciddi bir sarsıntı geçirdiği ortada. Üstelik bir de evlilik dışı ilişkiden bahsediliyor. Yani kadın açısından hayli zorlayıcı koşullar mevcut. Ailesine durumu anlatamamanın dayanılmaz baskısı durumu da var. Ama bu acı resim de bir kişi eksik. Baba. Çocuklar sadece onları dünyaya getirenlerin değil elbet…
Bu olay üzerinde belli ki daha uzun süre konuşacağız. Her yeni gün hikâyeye yeni bir boyut kazandıracak. Ve mutlaka bir suçlu arayacağız. Ancak olağan şüpheliler arasında biz de varız. Çünkü dostluk, arkadaşlık ve komşuluk kavramlarının içini hep birlikte boşaltıyoruz.

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın