40’lı Yaşlardan Sonra Cinsel Hayatınız ve Sizi Bekleyen Sağlık Sorunları

0

İnsan hayatı yaş almayla beraber nasıl da değişiyor. Özellikle 40’lı yaşlardan itibaren değişiklikler başlıyor. Ama dert etmeyin, orta yaş artık 60’lı yaşlar…

zaman22

40’lı yaşlar

Seks: Aktif bir cinsel yaşam sürdürmek, sağlıklı kalmanın en önemli koşullarından biridir. Çünkü seks, stresten uzaklaştırır, kalp krizi ve felç riskinizi azaltır. 40’lı yaşlara girdiğinizde, cinsel hayatınızı durduran tuzağa düşmek daha kolaydır. Heyecanlı olamayacak kadar rutinleşmiş bir cinsel hayatınız varsa canlandırmayı deneyin ve eğer cinsellikten zevk almanızı zorlaştıran faktör menopozsa, direnin!

Menopoz: Belirtiler; sinirleri yatıştıran bir anti-depresan görevi gören progesteron seviyesi düşmeye başladığında, 40’lı yaşların başından ortalarına doğru kendini gösterir. Östrojen seviyenizi yukarıda tutmak ve ateş basması gibi semptomları en aza indirmek için kısa süreli hormon replasman tedavisi, karayılan otu veya soya ürünleri gibi alternatif tedavileri deneyin. Hem vücut yağınızı hem de doymuş yağ tüketimini düşürmek de semptomların azalmasına yardımcı olur.

Vajinal kuruluğu önlemek için su bazlı jeller kullanarak, yaşam süresini uzatan tatminkar bir cinsel hayatı engellememiş olursunuz.

Eğer hala başlamadıysanız, kemik erimesini kendinizden uzaklaştırmak için kalsiyum ve D vitamini takviyesi alın ve aerobik gibi vücut ağırlığı ile yapılan egzersizlerle destekleyin.

40yaş2

50’li yaşlar

Menopoz: Menopoza girildiğinde görülen ateş basmaları yaygın şikayetlerin başında gelir. Fitoöstrojen veya bitkisel östrojenler ateş basmalarını hafifletmeye yardımcı olabiliyor, ama yine de daha iyi araştırmalar yapılması gerekiyor.

Soya fasulyesi, nohut ve mercimekte bulunan iki tür izoflavon; genistein ve daidzein’in, fitoöstrojenler içinde en etkili östrojenler olduğu  düşünülmektedir.

Derin, yavaş nefes alıp vermenin de ateş basmalarını azalttığı yapılan çalışmalarda kanıtlanmıştır. Haftada bir yoga yapmayı deneyin.

Acı ve baharatlı yiyecekler, kafein içeren içecekler ve alkol, ateş basmalarını tetikleyebileceğinden bunlardan uzak durmaya çalışın.

Kalp hastalığı: Bu yaşlarda risk neredeyse yüzde 40’a kadar çıkar. Harvard Üniversitesi Kamu Sağlığı Okulu’nda yapılan bir araştırmaya göre kırmızı marul, pazı ve ıspanak, , kardiyovasküler (kalp-damar) hastalık riskini önemli ölçüde düşürüyor.

Bu besinleri en fazla tüketen kadınların, en az tüketen kadınlara göre kardiyovasküler hastalık kaynaklı ölüm oranı 1/3 daha azdır. Ispanakta bulunan lutein ve zeaksantin göz sağlığınızı korumaya yardımcıdır. Ayrıca bu besinleri tüketerek antioksidan depolamış olursunuz.

Kalbinizi, günde 1.5 miligram B6 ve 2.4 mikrogram B12 vitaminleri alarak koruyun. B6 vitaminini muz, patates ve nardan bolca alabilirsiniz. B12’yi ise yumurta, balık ve tavuktan alın. Bazı tahıllar da B12 içerir. Bu vitaminler vücudunuzun, damar sertleşmesinde payı olan homosistein isimli kimyasalı atmasına yardımcı olurlar.

There's a correlation between activity and a lower death rate in older adults.

Kolon kanseri: Hastalığın yüzde 90’ından fazlası 50 yaşın üzerindeki kişilerde görülür.

Bir çok araştırma, meyve ve sebze ağırlıklı diyetle, kolorektal kanserden korunma arasında bir bağlantı olduğunu göstermiştir. Riski, yarı yarıya düşürebilir. Karaciğerinizin dış dünyadan kalın bağırsağa hücum eden toksinleri engellemesi için, ciğerinizi toksinlerden arındıran indoller içeren brokoli tüketin.

50 yaşından sonra artık düzenli bir şekilde kolonoskopi yaptırmak gerekiyor.

Hafıza: Egzersiz yapmaya devam edin, haftada 3 kere en az 30 dakikalık yürüyüşler yapın. Illinois Üniversitesi bilim adamları 55 yaşın üzerinde, orta dereceli fiziksel aktivitede bulunan kişilerde, hareketsiz olanlara oranla, bilgilerin beyinlerinde daha hızlı işlendiğini gösterdi.

Meme kanseri: Meme kanseri vakalarının yüzde 77’si 50 yaşın üzerindeki kadınlarda olur.

Yağ tüketimini günlük kalori alımının yüzde 35’inden aşağıda tutun, doymuş yağ oranı zengin yiyecek tüketiminizi kısıtlayın. Obezite ve meme kanseri arasında belirgin bir bağ vardır. Bu durum bilhassa sonradan, özellikle de menopozdan sonra kilo aldıysanız doğrudur. Uzmanlar, yağlı dokudaki östrojen üretiminin obeziteyle meme kanseri riski arasındaki bağlantı olabileceğini tartışıyor.

Alkol tüketimini günde bir kadehi aşmayacak şekilde sınırlayın veya tamamen bırakın. Harvard Üniversitesi araştırmacıları, fiziksel aktiviteyle haftada 1000’den fazla kalori yakan post-menopoz dönemindeki kadınların meme kanserine yakalanma risklerinin 1000 kaloriden daha az harcayan kadınlara oranla neredeyse yarı yarıya olduğunu gösterdi.

meme10

60’lı yaşlar

Vücudunuz, ister metabolizmanız, ister enerji seviyeniz veya bağışıklık sisteminiz olsun, belirgin bir şekilde yavaşlamaya başlar. Yaşam tarzınızı değiştirerek 3 ay içinde hayatınızı da değiştirebilirsiniz.

Beslenme: Özellikle C ve E vitamini yönünden zengin olan meyve ve sebzeleri tüketmeye özen gösterin. Bu gıdalar Alzheimer hastalığı riskinizi azaltabilir.

Kurkumin içeren körili ve hardallı besinler tüketmek doğru bir seçimdir. Turunçgiller, brokoli ve hatta domates iyi birer C vitamini kaynağıdır. Ispanak, pazı ve hardal yaprakları gibi yapraklı sebzeler ise E vitamini bakımından oldukça zengindir.

Metabolizmanız yavaşladığından daha sık ve küçük öğünler yemeye özen gösterin. Gün içinde yediğiniz 3 öğünü, 5’e veya 6’ya yayarak metabolizmanın yükünü hafifletin.

Kemikler: Süt, yumurta, yağlı balıklar, bazı sebzeler ve tahıllarda bulunan D vitamini ve kalsiyumu yeterli miktarda almaya çalışın.

yaş28

Formunuz: Bazı uzmanlar, 65 yaşındayken de, 20 yaşımızdaki halimiz kadar formda olmamız gerektiğini  tartışıyor, yani hiçbir bahane sizi en azından esneme hareketleri veya yürüyüş yapmaktan alıkoymamalı. Eğer 400 metreyi  5 dakikada yürüyemiyorsanız, 3 yıl içinde hayatta olma şansınız önemli ölçüde azalmış demektir.

Obezite: 60’lı yaşlarınız, sağlıklı bir kiloda kalmanın en önemli olduğu dönemdir. Kalp krizi, felç ve  kanser riskleri 60’lı yaşlarınıza fazla kilolu başlarsanız çok daha büyük oranda artar.

Testosteron ve büyüme hormonları düşmeye başladığından bunu başarmak daha zorlaşır, ama kalori yakmakla görevli metabolik bir fırın görevi gören kas kütlesi elde etmek sağlıklı kiloya ulaşmanızı kolaylaştırır.

Kaynak : Dr. Mehmet Öz

 

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın