14 Yaşındayken Bilseydim…

0

Evet, doğru bildiniz artık 14 yaşında değilim. Üstelik de 14 yaşında bir kızım var. Ve doğal olarak benim söylediğim her şey yanlış, arkadaşlarının görüşleri ise en güvenilir kaynak. Onun büyümesini izlerken kendi “ keşkelerimle” yüzleşiyorum. Neler mi?
Keşke, birileri bana “sivilcelerini sıkma” deseydi. Birkaç gün sivilceli gezmek mi, ömür boyu onların izini taşımak mı? Kesinlikle ikinciyi tercih ederdim. Özellikle ayna karşısına geçtiğim her an bundan daha çok emin oluyorum.
Keşke birileri abur cubur ile beslenmenin sonraki yıllarda bana hastalık olarak geri döneceği uyarısında bulunsaydı. Gençken yediğim o yüksek kalorili çikolata ve türevleri yüzünden şimdi yediğim her şeye dikkat etmek zorunda kalmazdım.
Çocuk bakıcılığı konusunda daha bilgili olmayı isterdim. Çünkü bu yaşta istediğim şeyleri alabilmek için en pratik para kazanma yolunun, çocuk bakmak olduğunu gördüm.

ogret3
Hani bu yaşlarda arkadaşlar yaşamın merkezi olur ya, bunun geçici olduğunu söyleselerdi iyi olurdu. Aslında insanın yaşamına her an yeni insanlar girer veya çıkarmış. Ama birileri hep kalırmış…
Keşke daha çok okuyup yazmak konusunda birileri beni cesaretlendirseydi. Çünkü güçlü yazılı anlatımın, kariyer dünyasında birçok kapıyı açtığını gördüm. Ayrıca okumak istediğim kitaplar için daha çok zamanım olurdu.
“ Bu yaşta âşık olunmaz.” sözüne de inanmazdım. Aşk her yaşta kapıyı çalabilir ama ekmek vermez, üniversite kapısını açmaz ve ne yazık ki meslek sahibi olmayı kolaylaştırmaz. Dengeyi kurduktan sonra aşkın yaşı yokmuş… Ama yıllar geçtikçe duygular daha da olgunlaşırmış.
Keşke ailem beni spor yapmam konusunda, daha fazla zorlasaydı. Yıllar geçtikçe spor yapmamanın sıkıntısını daha çok yaşıyorum.
Sadece okulda iyi notlar alarak yaşamın kapılarının açılacağını düşünmenin yanlış olduğu konusunda da kimse beni uyarmadı. Derslerde başarılı olmak önemli ama başarının anahtarı yaşamın içinde olmaktaymış.
Mutlaka bir hobim olmalıymış. Gitar çalmak, şarkı söylemek, maketle uğraşmak, resim yapmak, pul koleksiyonu yapmak. Yani ne olursa. Böyle bir uğraşı sizi meşgul etmekle kalmaz, insanların hafızalarında kalıcı olarak yer etmenizi sağlar.
Size “yetişkinlerin söylediklerine takılmayın” diyen erişkinleri ciddiye almayın. Onlar sadece yaşamda sağlam duramayanlardır. Sizin ayaklarınızın yere basması için yetişkinlerle iletişim içinde olmanız gerekir.
Anne babalar her zaman doğru olanı yapamayabilirmiş. Önemli olan onların doğru yaptığı şeyleri örnek almakmış.
Keşke birileri bana büyümenin kötü ya da korkulacak bir şey olmadığını söyleseymiş. Tabii çocuk olmanın keyfini unutmamamı da…

Lütfen Paylaşın...

Yorum Yapın